Soruşturma dosyasında, Saran ile Ela Rümeysa Cebeci arasında geçen mesajlaşmalar ve ses kayıtlarının incelendiği öğrenildi. Saran, mesaj ve konuşmaların şaka ve film repliklerine dayandığını savunurken, evlerinde ele geçirilen ve ilk testte pozitif sonuç veren maddelerin kendisine ait olmadığını belirtti ve parmak izi incelemesi yapılmasını talep etti.
Sadettin Saran, ifadesine Ela Rümeysa Cebeci’nin yaklaşık üç yıl önce kendisine mesaj atmasıyla tanıştıklarını anlatarak başladı.
Soruşturma kapsamında, ikili arasında geçtiği tespit edilen mesajlaşmalar ve ses kayıtları kendisine soruldu. İncelenen mesajlardan birinde Saran’ın, “Sen de var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim. Olma ihtimali yüzde yetmiş. Assos’a gideceğim, birazdan geç dönmem herhalde, tamam? Konuşuruz” ifadelerini kullandığı, Cebeci’nin ise buna, “Ben Escobar mıyım, nereden bulayım. Sen yetiştiriyordun ya başkanım, yol bir kaç dal takılalım” şeklinde yanıt verdiği görüldü.
Sadettin Saran, söz konusu mesaj içeriklerinin kendisine ait olduğunu, ancak tarihlerin hatalı olabileceğini söyledi. Yazışmaların yaklaşık 17-18 ay öncesine ait olduğunu belirten Saran, mesajların daha önce izledikleri bir filmden esinlenerek kendi aralarında yapılan bir espri olduğunu ifade etti. Uyuşturucu yetiştirmekle hiçbir ilgisinin olmadığını vurgulayan Saran, mesajların tamamen şaka amaçlı olduğunu dile getirdi.
İfadenin devamında, Ela Rümeysa Cebeci ile aralarında geçen “İyi misin?”, “Çok içtik” şeklindeki mesajlar da soruldu. Saran, “Çok içtik” ifadesinin Hırvatistan’dan kendisine gönderilen özel bir şarapla ilgili olduğunu söyledi. O akşam kendisinin puro içtiğini, Cebeci’nin ise elektronik sigara kullandığını belirten Saran, Cebeci’nin “Kafam güzel” mesajının fazla şarap içmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyaller arasında yer alan ses kayıtları da savcılık ifadesine yansıdı. Kayıtlarda Saran’ın Cebeci’ye, “Yavaş yavaş diyorum, ayarında bırak, her şeyi abartıyorsun” şeklinde uyarılarda bulunduğu duyuldu. Aynı konuşmada, Habertürk’te yaşanan gelişmelere dair sorular yönelttiği de kayıtlara geçti.
Ses kaydına Cebeci’nin verdiği yanıtta ise, gördüğü rüyalarla ilgili ifadeler kullandığı, “Bahçeden topla getir bana bir dahakine” dediği ve bazı medya yöneticilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu yer aldı.
Sadettin Saran, bu konuşmalara ilişkin olarak, Kenan Tekdağ hakkında olumsuz bir kanaati olduğu için Ela Rümeysa Cebeci’yi televizyon kanalı değişikliği konusunda uyardığını söyledi. Cebeci’nin “Bahçeden topla getir” şeklindeki ifadesinin, izledikleri bir filmde geçen repliklerden kaynaklanan ve aralarında metafor olarak kullanılan bir espri olduğunu savunan Saran, bu sözlerin uyuşturucuyla hiçbir ilgisi olmadığını belirtti. Cebeci’nin gözaltına alındığı dönemde kendisine geçmiş olsun mesajı attığını ve suçlamaları reddettiğini aktaran Saran, uyuşturucu kullanmaları durumunda bu tür konuşmaların yapılmayacağını ifade etti.
Dosyada yer alan başka bir konuşmada, Cebeci’nin Saran’a “Bana gelirken getirmeyi unutma ama sarılmamış doğal olanından” dediği, Saran’ın ise “O yok bende” yanıtını verdiği görüldü. Bunun üzerine Cebeci’nin, “Hani ekmiştin, artık serbest oluyor. Hemen dik, arazi al satışını yaparsın” ifadelerini kullandığı tespit edildi.
Sadettin Saran, bu konuşmaların açık şekilde yapılmasının espri niteliğini gösterdiğini savundu. Hayatındaki tek bağımlılığın spor olduğunu söyleyen Saran, sadece kanser tedavisi gördüğü dönem ile anne ve babasının hastalık süreçlerinde ve Fenerbahçe başkanlık seçimleri sırasında kendisine bazı organik sakinleştiriciler verildiğini, bunları kullandığını ancak bunların uyuşturucu içerdiğini düşünmediğini ifade etti.
Saran ifadesinin devamında, “İstanbul’daki evimde misafir odası olarak kullanılan odada, cam kutu şeklinde kapağında GoStak yazılı kavanoz şeklindeki madde uyuşturucu madde kalıntısı değildir. Cam kavanozun içerisinde kızımın muhtelif ilaçları vardı. Büyük ihtimalle camdaki kalıntılar bu ilaçların tozlarıdır. Zaten inceleme sonucunda anlaşılacaktır. Assos’taki evimde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak; o evde çalışan hizmetliyi aradım. ‘Bunlar ne?’ diye sordum. Assos’taki evimde tahmini 20 gün önce kadın basketbol takımını ağırlamıştım. Bahçeye çok fazla sinek gelmişti. Bu sinekleri uzaklaştırmak için lavanta veya türevi yaprakları evde çalışan hizmetlinin yaktığını söylemişti. Daha sonra mangal yaptıktan sonra da arılar geldi. Arıları uzaklaştırmak için yine evde çalışan hizmetli kahve yakmış. Ele geçen maddeler de kahve, lavanta ve adaçayı yakılması sonucu kalıntılardır. Maddeler üzerinde yapılan ilk testte maddelerin uyuşturucu madde olduğuna dair sonuç çıkması sorusuna ilişkin savunmam ise; bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucunun beklenmesini talep ederiz. Biz Assos’taki villada çok fazla misafir ağırlarız. Büyük davetler veririz. Davetlere 100’ün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos’ta kızımın düğününde 400 kişiden fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir, bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum” dedi
