Close Menu

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi
    • İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı
    • Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı
    • AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar
    • Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlar 2025’te arttı
    • TBMM’de kabul edildi, rekor cezalar geliyor: İşte yeni trafik cezaları
    • Altın sert düşüşün ardından toparlandı: Gram altın yeniden 7 bin TL sınırını aştı
    • Resmi Gazete yayımladı: ‘Taksi Mali Cihazı’ zorunlu oldu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    The MAG®
    Subscribe
    Pazartesi, Mart 30
    • Home
    • Features
      • Typography
      • Contact
      • View All On Demos
    • Typography
    • Buy Now
    The MAG®
    Home»Gündem»Mahfi Eğilmez: Büyümedeki artış benzer ülkelerle karşılaştırıldığında bir başarı değil
    Gündem

    Mahfi Eğilmez: Büyümedeki artış benzer ülkelerle karşılaştırıldığında bir başarı değil

    themagBy themagAralık 15, 2025Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp VKontakte Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye’nin 2002’den bu yana büyüme verilerini inceliyor. Büyümenin altında hangi nedenler olduğunu detaylandıran Eğilmez, büyümenin yüksek çıkabileceği sonuçların da nasıl elde edildiğini de anlatıyor.

    Mahfi Hoca, büyümedeki artışın benzer ülkelerin durumuyla karşılaştırıldığında bir başarı olarak nitelendirilmekten uzak göründüğünü açıklıyor. İşte, Mahfi Eğilmez’in “Ne Pahasına?” başlıklı o yazısı:

    “GSYH 2002 yılının sonunda 238 milyar dolardı, 2024 sonunda 1.358 milyar dolara ulaştı. Aynı şekilde 2002 sonunda 3.616 dolar olan kişi başına gelir 2024 sonunda 15.325 dolara yükseldi. Demek ki 2002 yılına göre dolar cinsinden GSYH 5,7 kat, kişi başına gelir de 4,2 kat artmış.

    Verilere ilk bakışta son 22 yılda önemli bir ekonomik başarı yakalanmış gibi görünüyor. İktisatçı olmayanlar ya da “bu nasıl oldu” sorusunu merak etmeyenler için bu başarıya bakıp geçmek, hatta mutlu olmak mümkündür.

    İktisatçılar ve bunun nasıl olduğunu merak edenler bu görünümün ardında neler olduğuna bakarlar ve bu başarının ne pahasına gerçekleştiğini araştırmaya başlarlar. Bu tür bir araştırmada yapılacak ilk şey “büyümeyi destekleyecek güçlerde bu dönemde eskisine göre bir değişiklik var mı yok mu” sorusuna yanıt aramaktır. Bu güçler neler olabilir? Bu sorunun yanıtı ülkelerin durumuna göre değişir. Türkiye özelinde borçlanma, özelleştirme ve kur düzeyi en önemli güçler olarak öne çıkıyor. O halde onlara bir göz atalım.

    Türkiye’nin dış borç stoku 2002 yılsonunda 132 milyar dolardı. Bu stok 2024 yılsonunda 518 milyar dolara yükseldi. Demek ki bu 22 yıllık dönemde dış borç stokumuz 3,9 kat artmış. Merkezi yönetimin iç borç stoku 2002 yılında 75 milyar dolar iken 2024 yılında 141 milyar dolara yükselmiş. Buna göre iç borçlanmada 1,9 kat artış gerçeklemiş.

    Bu borç artışlarına ek olarak 2002 yılına kadar özelleştirmelerden toplam 9 milyar dolarlık gelir sağlanmışken 2002 – 2024 arasındaki 22 yılda 68 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edilmiş. Bir başka ifadeyle özelleştirme gelirleri önceki döneme göre 7,6 kat artmış.

    Bu görünürdeki başarı “ne pahasına elde edildi” sorusunun yanıtı borçlanma artışı ve özelleştirme gelirlerinin katkılarını vurgulamakla bitmiyor. GSYH’nin hesaplanma şekline de bakmak gerekiyor. Önce dolar kuru için bir tespit yapalım:

    Türkiye, iki yolla dolar kurunu baskılıyor:

    (1) Merkez Bankası piyasaya dolar satıyor ve dolar bollaştığı için kur düşüyor.

    (2) Türk Lirası faizinin yüksekliği ve kurun enflasyondan daha az artması sonucu olarak insanlar dolarlarını bozdurup Türk Lirasına geçiyor ve bunun sonucu olarak dolar bollaşınca kur yükselmiyor. Böylece karşımıza yüksek enflasyonlu düşük kurlu bir yapı çıkıyor.

    GSYH, Türk Lirasıyla ve cari fiyatlarla hesaplanıyor. Dolayısıyla içinde o yılın enflasyonunu da barındırıyor. Bu şekilde bulunan GSYH o yılın ortalama dolar kuruna bölünüyor ve dolar cinsinden GSYH hesaplanıyor. Enflasyon ne kadar yüksekse cari fiyatlarla Türk Lirası cinsinden GSYH, USD/TL kuru ne kadar düşükse dolar cinsinden GSYH o kadar yüksek çıkıyor.

    GSYH’nin varlık satışı ve borçlanmayla desteklenmesi ve dolar kurunun baskılanması bir süre sonra ciddi sorunlar yaratabilir.

    (1) Özelleştirme yoluyla (varlık satışlarıyla) elde edilen gelirlerle büyümek bir anlamda eski refahını kaybeden bir ailenin geçmişte edinilmiş gümüş şamdanlarını, gümüş tabaklarını satıp onların parasını harcayarak zenginmiş gibi görünmeye devam etmesi gibidir. Bu durumda gelir, servet azalmasıyla sağlanmış olur. Bu sürdürülebilir bir durum değildir. Satılacak gümüş kalmayınca eski sıkıntılar geri gelir.

    (2) Borçlanarak yaşamayı sürdürmek, gelir de arttığı sürece sorunsuz görünür ama gün gelip de gelir artmamaya başlarsa sıkıntılar daha büyümüş olarak karşımıza çıkar. Gerek özelleştirme gerekse borçlanma yoluyla elde edilen kaynaklar eğer daha fazla gelir getirecek yatırımlarda kullanılmışsa o zaman sorun olmaz. Geriye dönüp baktığımızda buralardan elde edilen kaynakların, savunma sanayi yatırımları dışında, daha fazla gelir getirecek yatırımlarda kullanıldığını söylememiz mümkün görünmüyor.

    (3) Dolar kurunu, enflasyonun altında artacak şekilde baskılayarak GSYH’yi olması gerekenden yüksek göstermek de sürdürülebilir bir yöntem değildir. Bir süre sonra ihracat sıkışmaya, ithalat artmaya ve cari açık da büyümeye başlar. O zaman kur hızla yükselir ve GSYH de hızla düşer. İllüzyon, ardındaki gerçek ortaya çıkana kadar hoş vakit geçirmeyi sağlar ama ardındaki gerçek anlaşıldığında tadı kaçar.

    2002 – 2024 arasında GSYH’de ve kişi başına düşen gelirde yaşanan artışı bir de başka gelişmekte olan ülkelerle karşılaştıralım (tablo; IMF, World Economic Outlook Database, October 2025’den derlenen verilerle hazırlandı):

    Türkiye’nin, borçlanmayı artırarak, varlıkları satarak (özelleştirme), kuru baskılayarak sağladığı GSYH ve kişi başına gelir artışının gelişmekte olan ülkelerin durumuyla karşılaştırıldığında hiç de öyle parlak bir başarı olmadığını gösteriyor.

    Özetle söylemek gerekirse, ilk bakışta başarılı görünen son 22 yılın GSYH ve kişi başına gelir artışının gerçekte varlık satışlarından ve borçlanma artışından sağlanan kaynaklarla ve dolar kurunun enflasyon kadar yükselmemesini sağlayacak şekilde baskılanması sonucu gelirlerin gerçeğe göre yüksek gösterilmesiyle elde edilmiş bir artış olduğu ortaya çıkıyor. Üstelik bu artış, benzer ülkelerin durumuyla karşılaştırıldığında bir başarı olarak nitelendirilmekten uzak görünüyor.

    Gerçek ötesi bir düzen içindeyseniz ekonominiz de gerçek ötesi olur.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp Email
    Previous ArticleÇin için yapay zeka “ulusal beka” meselesi
    Next Article Bütçe 11 ayda 1,3 trilyon lira açık verdi
    themag
    • Website

    Related Posts

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Demo
    Our Picks

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026

    Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlar 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026
    Don't Miss
    Gündem

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    By themagŞubat 13, 20260

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2025 Aralık ayı “Ödemeler Dengesi İstatistikleri” verilerine göre, cari işlemler…

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from SmartMag about art & design.

    About Us
    About Us

    Your source for the lifestyle news. This demo is crafted specifically to exhibit the use of the theme as a lifestyle site. Visit our main page for more demos.

    We're accepting new partnerships right now.

    Email Us: info@example.com
    Contact: +1-320-0123-451

    Our Picks

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026
    New Comments
      Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
      • Home
      • Buy Now
      © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.