Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ilk Enflasyon Raporu sunumunda 2026 için ara hedefin yüzde 16 olarak korunduğunu, yıl sonu enflasyon tahmin aralığının yüzde 13–19’dan yüzde 15-21 seviyesine çıkarıldığını açıkladı.
Karahan, Enflasyon Raporu sunumunun soru-cevap bölümünde faiz indirimlerinin büyüklüğünü kısa vadede artırmak için gereken eşiğin şu aşamada görece yüksek olduğunu söyledi. Bu mesaj, ‘TCMB mart ayı PPK toplantısında faizi pas geçer mi?’ sorusunu akıllara getirirken; ekonomistler bankanın faizi sabit bırakma ihtimalinin arttığına dikkat çekti. Öte yandan, TCMB’nin faiz indirimlerine ara vermeyeceğini düşünen ekonomistlerin sayısı da az değil.
Öngürülerin, şubat ayı enflasyon verisinin belli olmasıyla şekilleneceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla, TCMB Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 12 Mart’ta yapılacak toplantısına kadar, makroekonomik veriler piyasalar tarafından yakından takip edilecek.
Öte yandan Karahan, sunumda öne çıkan değerlendirmelerinde ocak ayında enflasyonun üst banda yaklaştığını ve bunda gıda fiyatlarının etkili olduğunu belirtirken, bu etkinin şubat ayına da kısmen sarkacağını ifade etti. Kira enflasyonunda ana eğilimin aşağı yönlü olduğunu vurgulayan Karahan, yıl sonu itibarıyla kira enflasyonunun yüzde 30–36 aralığında gerçekleşmesinin beklendiğini kaydetti.
Enflasyon Raporu sunumunun tamamlanmasının ardından soru-cevap bölümüne geçilirken; Başkan Karahan’a, “PPK’nın mart ayında indirim döngüsüne ara verebileceğine yönelik beklentiler oluştu. Enflasyon hedefine ulaşmak adına martta duraklama düşünülüyor mu?” şeklinde yöneltilen sorudan önemli mesajlar çıktı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan, politika adımlarını enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla değerlendirdiklerini söyledi. Ocak ayında ana eğilimde bir artış öngördüklerini belirten Karahan, gıda kaynaklı yükselişin ocak ve şubat aylarıyla sınırlı kalacağını düşündüklerini ifade etti. Bu etkiler doğrultusunda politika adımının büyüklüğünü küçülttüklerini kaydeden Karahan, önceki kararlarda olduğu gibi mart ayında da veri odaklı hareket edeceklerini vurguladı.
Karahan ayrıca, faiz adımının büyüklüğünün artırılması için gereken eşiğin şu aşamada bir miktar yüksek olduğunu değerlendirdiklerini belirtti.
TCMB Başkanı Karahan’ın “kısa vadede faiz indirimlerinin büyüklüğünü artırmak için gereken eşik yüksek” mesajı, TCMB’nin temkinli duruşunu koruduğuna işaret ediyor. Bu söylem, mart PPK toplantısında faiz indirimi yerine, pas geçme veya daha sınırlı bir adım ihtimalini artırıyor. Özellikle enflasyon görünümünde bozulma riskinin öne çıkması, kararların veri odaklı kalacağını gösteriyor. Bir sonraki toplantıya kadar veriler ön planda olacaktır. Buna bağlı olarak, çok önemli bir bozulma olmaması halinde 100 baz puanlık faiz indirimi gelebileceğini beklemekteyiz.
TCMB Başkanı Fatih Karahan bu söylemi ile aslında para politikasının öngörülebilirliğine ilişkin piyasaya bir ışık tutmuş oldu diye düşünüyorum. Her ne kadar sıkı para politikası duruşu devam edecek olsa da Merkez Bankası gelecekteki toplantılarda faiz indirmeye devam edeceğini ancak bu indirim adımlarının 100 – 150 baz puan seviyesinde olması için şu andaki koşulların elverişli olmadığını söylüyor. Mart ve Nisan aylarında bu kadar büyük indirimler beklemeyin; dezenflasyon sürecinde Mart ve Nisan ayları ile birlikte eğer güçlü bir iyileşme söz konusu olursa sonraki toplantılarda daha büyük indirim adımları için koşullar olgunlaşmış bir döneme girebiliriz ancak bunun için de Mart ve Nisan ayları enflasyon verileri takip edilecek.
Enflasyon ocak ayında beklentilerin üstünde geldi. Büyük ihtimalle şubat ayında da gıda fiyatlarındaki ve küresel talepteki risklerden kaynaklı olarak yüksek gelecek. Fakat Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu kapsamda pas geçeceğini düşünmüyorum. Çünkü, dezenformasyon süreci devam ederken enflasyon aylık bazda her ne kadar kısmi de olsa da faiz indirimlerine yer olduğunu düşünüyorum.
