Close Menu

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Trending
    • Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi
    • İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı
    • Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı
    • AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar
    • Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlar 2025’te arttı
    • TBMM’de kabul edildi, rekor cezalar geliyor: İşte yeni trafik cezaları
    • Altın sert düşüşün ardından toparlandı: Gram altın yeniden 7 bin TL sınırını aştı
    • Resmi Gazete yayımladı: ‘Taksi Mali Cihazı’ zorunlu oldu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    The MAG®
    Subscribe
    Pazartesi, Mart 30
    • Home
    • Features
      • Typography
      • Contact
      • View All On Demos
    • Typography
    • Buy Now
    The MAG®
    Home»Gündem»ABD-Çin ilişkileri, 2026’da da uluslararası gündemin ilk sırasında yer alacak
    Gündem

    ABD-Çin ilişkileri, 2026’da da uluslararası gündemin ilk sırasında yer alacak

    themagBy themagOcak 2, 2026Yorum yapılmamış4 Mins Read
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp VKontakte Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci kez iktidar döneminde Çin ile tarife restleşmesinin yarattığı ticaret gerilimi ve ekonomik sorunların gündemde önemli yer tuttuğu bir yılın ardından 2026’da da Pekin-Washington hattındaki gelişmelerin uluslararası siyasetin odağında olacağı öngörülüyor.

    Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip iki ülke arasındaki ilişkiler, 2025’te bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve çip sektöründeki kısıtlamaları ile diğer tarafta Çin’in küresel tedarikinin büyük bölümünü karşıladığı kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlendi.

    Taraflar, yıl boyunca yürüttükleri müzakerelerin ardından ABD Başkanı Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 30 Ekim’de Güney Kore’nin Busan şehrinde yaptıkları görüşmede geçici bir uzlaşmaya vardıklarını duyursa da iki ülke arasında gerilime sebep olan ticari ve ekonomik anlaşmazlık konularını çözmek yerine öteledi.

    2025’te ilişkiler siyasal konulardan çok ticari ve ekonomik meseleler etrafında tartışılsa da ABD’nin yılın sonunda Çin’in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan’a yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satışına onay vermesinin ardından Çin ordusunun Ada’yı kuşatan kapsamlı bir askeri tatbikat düzenlemesi, ilişkilerdeki jeopolitik gerilimin varlığını yeniden hatırlattı.

    Trump’ın nisan ayında Çin’e yapmayı planladığı ziyaret, Şi’nin olası iadeiziyareti ve iki ülkenin bu yıl ev sahipliği yapacağı Grup 20 (G20) ve Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirve toplantılarıyla lider diplomasisi açısından hareketli bir sene olması beklenen 2026’da ABD-Çin ilişkileri, yine uluslararası siyasetin odağında olacak.

    ABD Başkanı Trump’ın ikinci iktidar dönemi, Washington’ın Çin’e yönelik temel rekabet algısı ve politika önceliklerinin değişimine tanıklık etti.

    Trump, eski Başkan Joe Biden’ın Çin’i, ABD’nin küresel üstünlüğüne yönelik “yükselen tehdit” ve “ideolojik rakip” olarak konumlamayan tavrına karşı, ekonomik rekabet perspektifinden gören ve iki ülke arasındaki ilişkiyi siyasi-ideolojik tartışmalardan çok somut ekonomik-ticari çıkarlar ekseninde ele alan bir tavrı benimsedi.

    ABD Başkanı, Çin ile ekonomik rekabet stratejisinde gümrük tarifelerini kullanarak ülkesine daha fazla yatırım çekmeyi, yerel imalat sanayisini canlandırmayı ve ekonomik güvenliğini sağlamayı hedefleyen bir yaklaşımı tercih etti.

    Çin’deki devlet destekli sanayi politikasının, Amerikalı üreticileri dezavantajlı konuma getiren haksız rekabet oluşturduğunu savunan Trump, gümrük vergilerini bu politikayı dengeleyebilecek bir araç olarak gördü.

    “Önce Amerika” sloganıyla ABD’nin ittifak yükümlülüklerini eleştiren ve müttefiklerinden savunmaya daha fazla katkı bekleyen Trump, Çin’e karşı ABD’nin Asya-Pasifik bölgesindeki ortaklarıyla birlikte hareket etmeyi önceleyen Biden yönetiminin aksine Pekin ile ilişkileri ikili planda ve karşılıklılık çerçevesinde görmeyi yeğledi.

    Çin, Trump’ın yeni iktidar döneminde, ABD’nin tek taraflı ticari ve ekonomik hamlelerine, ilk ticaret savaşından çıkardığı derslerle, hedefe yönelik, iyi hesaplanmış karşı hamleler yaptı. Pekin yönetiminin Trump’ın “karşılıklı tarifeler” olarak adlandırdığı gümrük vergisi artışlarına aynı oranda karşılık verdi.

    Öte yandan Çin, ABD’nin ileri teknoloji çiplere erişimine yönelik engellemelerine karşı küresel tedarikinin büyük bölümünü karşıladığı kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik kontrollerle yanıt verdi.

    Taraflar, aralarındaki tarife gerilimi ve ekonomik anlaşmazlıklara rağmen yıl boyu diyaloğu, müzakereleri sürdürerek, aralarındaki farklılıkları yönetme, rekabetçi şekilde bir arada yaşama iradesini de gösterdi.

    Ancak iki ülkenin gerilime yol açan ticari ve ekonomik anlaşmazlık konularını çözmek yerine ötelemesi, tarife artışları, teknoloji kısıtlamaları ve ihracat kontrolleri gibi kritik meselelerin çözümünü 2026’ya ertelemesi, ekonomik ve teknolojik rekabetin yeni yılda da gündemde olacağı anlamına geliyor.

    ABD’nin Çin’in egemenlik ihtilafı içinde olduğu Tayvan’a yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satışına onay vermesinin ardından Çin ordusunun Ada’yı kuşatan kapsamlı askeri tatbikat düzenlemesi, ilişkilerdeki jeopolitik gerilim unsurlarının varlığını yeniden hatırlattı.

    Yıl boyunca ekonomik ve ticari konulara odaklanan taraflar, siyasi konulardan özellikle de Tayvan meselesine değinmekten kaçındı. Trump ve Şi’nin 30 Ekim’de Busan’da yaptıkları görüşmenin ardından yapılan açıklamalarda Tayvan konusuna değinilmezken ABD Başkanı, görüşme sonrası uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada bu konunun gündeme gelmediğini, tartışılmadığını kaydetti.

    Tayvan sorununun konu edildiği tek istişare, iki ülke liderinin 24 Kasım’daki telefon görüşmesinde yapıldı. Çin ile Japonya arasında Tayvan nedeniyle diplomatik gerilim yaşandığı bir dönemde yapılan görüşmede Şi, Tayvan’ın Çin’e iadesinin, savaş sonrası uluslararası düzenin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

    Öte yandan Trump yönetimi, aralık başında yayınladığı yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde Tayvan Boğazı’nda statükoyu değiştirmeye yönelik girişimlere karşı olduğunu yinelerken, “Tayvan’daki bir çatışmayı, ideal olarak askeri üstünlüğü koruyarak engellemenin öncelik olduğu” ifadesini ekledi.

    Trump, Tayvan sorununu Amerikan çıkarları açısından öncelikli görmediğini vurgulasa da Ada’daki hükümete 11 milyar dolarlık silah satışı ve strateji belgesine eklenen ifadeler, Washington’ın Tayvan’ı halen Çin’i Pasifik’te çevrelemek açısından kritik gördüğünü kanıtlıyor.

    Çin ile diplomatik ilişki kurduğu 1979’dan bu yana “tek Çin” politikasını benimseyen ve Pekin yönetimini tüm Çin’in meşru hükümeti olarak tanıyan Washington yönetimi, aynı yıl çıkardığı Tayvan İlişkileri Yasası ile Ada’nın öz-savunmasını sağlayacak askeri kapasiteye sahip olması için destek vereceği ve bölgedeki statükoyu tek taraflı değiştirmeye yönelik eylemlere karşı çıkacağı taahhüdünde bulunmuştu.

    Tayvan sorunundaki cepheleşmenin arka planda sürmesi, büyük güç rekabetinin çatışmacı doğasının değişmediği, her an yeni gerilimlere gebe olduğuna işaret ediyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr WhatsApp Email
    Previous ArticleBorsa Anadolu’da doğdu, Kütahya’dan dünyaya yayıldı
    Next Article Borsada hisse senetleri işlem görmeye başlayalı 40 yıl oldu
    themag
    • Website

    Related Posts

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026
    Leave A Reply Cancel Reply

    Demo
    Our Picks

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026

    Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırımlar 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026
    Don't Miss
    Gündem

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    By themagŞubat 13, 20260

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2025 Aralık ayı “Ödemeler Dengesi İstatistikleri” verilerine göre, cari işlemler…

    İTO Başkanı Avdagiç’ten Avrupa Birliği çağrısı

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from SmartMag about art & design.

    About Us
    About Us

    Your source for the lifestyle news. This demo is crafted specifically to exhibit the use of the theme as a lifestyle site. Visit our main page for more demos.

    We're accepting new partnerships right now.

    Email Us: info@example.com
    Contact: +1-320-0123-451

    Our Picks

    Son dakika… 2025 yılında cari denge beklentilerin üzerinde açık verdi

    Şubat 13, 2026

    Ücretli çalışan sayısı Aralık 2025’te arttı

    Şubat 13, 2026

    AJet’ten Sevgililer Günü kampanyası: İşte geçerli tarih ve destinasyonlar

    Şubat 13, 2026
    New Comments
      Facebook X (Twitter) Instagram Pinterest
      • Home
      • Buy Now
      © 2026 ThemeSphere. Designed by ThemeSphere.

      Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.