Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi aralık ayında aylık bazda yüzde 0,89 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 30,89 olarak hesaplandı. Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nde ise yıllık artış yüzde 27,67 seviyesinde gerçekleşti. Açıklanan rakamların piyasa beklentilerinin altında kalması, iş dünyasında yakından takip edildi.
Enflasyon verilerini değerlendiren İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, yıllık enflasyonun Merkez Bankası’nın yüzde 32 düzeyindeki tahmininin altında gerçekleşmesini olumlu bir gelişme olarak nitelendirdi. Avdagiç, uygulanan dezenflasyon politikasının ekonomideki temel sorunların daha yönetilebilir hale gelmesine katkı sağladığını belirterek, önümüzdeki dönemde fiyatlama davranışlarında iyileşme beklediklerini ifade etti.
Hizmet sektöründe kira ve eğitim gibi kalemlerde geçmişe endeksli fiyatlamaların bir direnç oluşturduğunu kaydeden Şekib Avdagiç, tarım sektöründeki don ve kuraklık gibi olayların gıda fiyatlarını yukarı çektiğini belirtti.
Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Avdagiç, kamu tasarrufu ve etkin maliye politikalarının sürece destek vermesi gerektiğini dile getirdi. 2026 yılı için belirlenen yüzde 16’lık ara hedefe ulaşmada kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine değinen Avdagiç, denge vurgusu yaptı.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, enflasyonla mücadelede uygulanan ekonomi politikalarının etkilerinin kademeli olarak görülmeye başlandığını belirtti.
Baran, yazılı açıklamasında, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Aralık 2025 dönemi enflasyon verilerini değerlendirdi.
Yıllık enflasyonun tüketici fiyatlarında yüzde 30,89 olduğunu aktaran Baran, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 32’lik yıl sonu tahmininin altında kalması, enflasyonla mücadelede izlenen politikaların doğru yönde ilerlediğini göstermesi açısından önemli. Veriler, uygulanan ekonomi politikalarının etkilerinin kademeli olarak görülmeye başlandığına işaret ediyor. Elbette beklentimiz enflasyonda tek haneleri görebilmek.” ifadesini kullandı.
Gürsel Baran, enflasyonun üretim maliyetlerinden yatırım iştahına, finansman koşullarından istihdama kadar ekonomideki tüm dengeleri doğrudan etkileyen bir unsur olduğunu vurguladı.
Açıklanan verilerin ise geleceğe dair umut verdiğine işaret eden Baran, şunları kaydetti:
“İş dünyamızın temel beklentisi, enflasyonla mücadelede kararlılığın korunmasıyla birlikte reel sektörü destekleyen, üretimi ve istihdamı kollayan politikaların devreye alınması, kredi maliyetlerinin makul seviyelere gerilemesi, işletmelerin nakit akışını rahatlatacak düzenlemelerin hayata geçirilmesidir. Öte yandan, fiyat istikrarını kalıcı hale getirecek asıl unsurun yapısal reformlar olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Verimliliği yükselten, rekabeti güçlendiren ve kayıt dışılıkla mücadeleyi destekleyen her adım, enflasyonla mücadeleyi daha sağlam bir zemine taşıyacaktır. Bundan sonraki süreçte elde edilen bu kazanımın korunması ve kalıcı refaha dönüştürülmesi için dengeyi gözeten, istişareye dayalı ve kapsayıcı ekonomi politikalarının kararlılıkla sürdürülmesini temenni ediyor, Ankara Ticaret Odası olarak bu süreçte üzerimize düşeni yapacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Başkanı Burhan Özdemir ise kasım ve aralık aylarında aylık artışın yüzde 1’in altında kalmasının gelecek yıl için umut verdiğini paylaştı.
Son bir yılda yıllık enflasyonda 13,5 puanlık bir düşüş yaşandığına dikkat çeken Özdemir, 2027 yılında tek haneli enflasyon hedefi için 2026 performansının kritik olduğunu ifade etti.
Para politikası ile eşgüdümlü maliye politikasının önemine işaret eden Özdemir, 2026 yılının Türkiye ekonomisinde bir reform yılı olacağı yönündeki mesajları benimsediklerini sözlerine ekledi.
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Genel Başkanı Orhan Aydın da yıllık bazda son 49 ayın en düşük seviyesinin görülmesini ekonomi politikalarının bir sonucu olarak nitelendirdi.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ndeki gerilemenin maliyet enflasyonundaki yavaşlamayı işaret ettiğini belirten Aydın, güven ve öngörülebilirlik ortamının öneminden bahsetti. Kalıcı düşüş için yapısal reformların şart olduğunu vurgulayan Aydın, özellikle gıda fiyatlarına yönelik tedbirlerin ve tanzim satış gibi uygulamaların etkisine dikkat çekerek, iş dünyasının tek haneli enflasyon hedefi doğrultusunda üzerine düşen sorumluluğu almaya hazır olduğu mesajını verdi.
