Küresel ekonomide ABD dolarının hâkimiyetine yönelik tartışmalar giderek derinleşiyor. Analistlere göre 2026 yılı, doların küresel üstünlüğünün zayıflamasının daha görünür hale geldiği bir dönem olabilir. Washington’un doları yaptırım ve siyasi baskı aracı olarak yoğun biçimde kullanması, birçok ülkeyi dolar dışı ticaret ve finansal altyapılar geliştirmeye yöneltiyor.
ABD’nin küresel ticaretteki payının 2000 yılında yaklaşık üçte bir seviyesindeyken bugün dörtte bire gerilediği belirtiliyor. Bu yapısal değişim, doların küresel ticaretteki ağırlığını da dolaylı olarak sınırlıyor. Hindistan ile Rusya arasındaki ticaretin rupi, dirhem ve yuan üzerinden gerçekleştirilmesi; Çin dış ticaretinin yarısından fazlasının SWIFT yerine Çin’in CIPS ödeme sistemi aracılığıyla yapılması bu eğilimin somut örnekleri arasında yer alıyor.
Benzer şekilde Brezilya ile Arjantin, Birleşik Arap Emirlikleri ile Hindistan ve Endonezya ile Malezya gibi ülkeler, ikili ticarette yerel para birimlerini kullanmaya yönelik denemelerini sürdürüyor. Bu gelişmeler, doların küresel ödeme sistemlerindeki merkezî rolünü kademeli olarak aşındırıyor.
Uluslararası rezervlerde doların payının 1999 yılında yüzde 72 seviyesindeyken günümüzde yaklaşık yüzde 58’e gerilemesi de bu eğilimi destekliyor. Öte yandan ABD’nin 2025 yılı için öngörülen 1,9 trilyon dolarlık bütçe açığı ve GSYH’nin yaklaşık yüzde 6’sına ulaşan cari açığı, dolara yönelik uzun vadeli güveni zayıflatan unsurlar arasında gösteriliyor.
ABD Hazine tahvillerinin, Mart 2020’deki küresel piyasa çöküşünden bu yana merkez bankası müdahalesi olmaksızın stres dönemlerinde yeterince işlev görmediği yönündeki değerlendirmeler de dikkat çekiyor. Bu durum, doların “güvenli liman” niteliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Uzmanlara göre dolar için en büyük tehdit, tek bir alternatif para biriminden ziyade, dolar temelli sistemleri baypas eden yeni ödeme ve mutabakat ağlarının hızla yayılması. Çin, Hong Kong, Tayland ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ile birlikte geliştirdiği mBridge sistemi, dijital ulusal paralarla anlık ve sınır ötesi ödemelere olanak tanıyor.
Buna ek olarak, BRICS ülkeleri arasında planlanan BRICS Pay sistemi, ticaret ve yatırımların doğrudan yerel para birimleriyle gerçekleştirilmesini hedefliyor. Stabil kripto paralar ise düşük maliyetli, kesintisiz ve dolar dışı “nötr” mutabakat altyapıları sunma potansiyeliyle öne çıkıyor. Çin’in Hong Kong, Körfez ülkeleri ve Güneydoğu Asya üzerinden yuan bağlantılı stabil kripto paraları yaygınlaştırmasının beklendiği ifade ediliyor.
Analistler, doların hâlen küresel finans sisteminin merkezinde yer aldığını vurgulamakla birlikte, teknolojik gelişmeler, dijital finansın yaygınlaşması ve alternatif ödeme altyapılarının güçlenmesiyle bu üstünlüğün önümüzdeki yıllarda daha hızlı aşınabileceğine dikkat çekiyor.
