2026 Yılı Bütçesinin Meclis Genel Kurulunda hafta sonları da dahil kesintisiz 14 gün sürecek görüşmeleri Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın bütçe sunumuyla başladı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ile 2026 Yılı bütçe hedeflerine ilişkin yaptığı kapsamlı sunumda 2026 bütçesinin, yapısal dönüşümü hızlandıracak, yüksek gelir hedefini destekleyecek bir anlayışla hazırlandığına vurgu yaptı. İzlenen sıkı para politikası, mali disiplin ve makroihtiyati tedbirlerle birlikte ele alındığında, dezenflasyon sürecinin artık kalıcı fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda ilerlediğinin açıkça görüldüğünü kaydeden Yılmaz, “Hizmet enflasyonunda, zayıflamakla birlikte halen belli oranda devam eden atalet, fiyatlama davranışlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini göstermektedir. Gıda tarafında ise olumsuz hava koşullarının yarattığı arz yönlü etkiler kademeli iyileşmeyi zaman zaman sınırlandırsa da, üretim kapasitesinin güçlenmesiyle birlikte bu alanda da olumlu sinyaller almaktayız” dedi.
Dezenflasyon sürecinin program takvimi ile uyumlu şekilde ilerleyişinin yılın ikinci yarısında çok daha somut biçimde hissedildiğini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti, “Kasım 2025 itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,1 düzeyine kadar gerilemiştir. Temel mal enflasyonunda çok daha belirgin bir düşüşle bu oran yüzde 18,6 olmuştur. Aralık ayına yönelik enflasyon görünümü de olumlu seyretmektedir. Önceliğimiz açık ve nettir. Bütüncül bir yaklaşımla para, maliye, gelirler politikaları ve yapısal dönüşüm adımlarıyla dezenflasyonu kararlılıkla sürdüreceğiz. 2026 yılında enflasyonun yüzde 20’li seviyelerin altına indirilmesi, fiyatlama davranışlarında yapışkanlığın kalıcı olarak kırılması ve 2027 yılından itibaren enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere indirilmesi temel hedefimiz olmaya devam edecektir. Bir yandan mali disiplini sürdürürken, diğer yandan yönetilen-yönlendirilen fiyatlar başta olmak üzere maliye politikaları ile enflasyonla mücadeleyi güçlendireceğiz. Ayrıca, sosyal konut ve gıda başta olmak üzere arz yönlü politikalarla enflasyonla mücadelemizi bütüncül bir çerçevede kararlılıkla sürdüreceğiz.”
Enflasyondaki düşüş ve Türk lirasının görece istikrarlı performansının tasarruf sahiplerinin TL’ye olan güvenini artırdığını kaydeden Yılmaz, bu çerçevede TL mevduatın toplam mevduat içindeki payının yüzde 62.1’e yükseldiğini söyledi.
Yılmaz, 2025 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranını, yüzde 3.6 olarak tahmin etiklerini ancak son aylarda gelirler tarafındaki olumlu performansı dikkate aldıklarında açığın bu oranın altında gerçekleşebileceği öngördüklerini belirterek, bütçe giderlerinin başlangıç ödeneğine göre 57 milyar lira azalışla toplam 14 trilyon 674 milyar lira olarak gerçekleşmesini beklediklerini söyledi.
Yılmaz, son iki yıl içinde reel sektör desteklerini önemli ölçüde artırdıklarını belirterek, 2025 yılında 31.7 milyar lira olan yatırım teşvik ödeneklerini 2026 yılında yüzde 58 artışla 50 milyar lira olarak öngördüklerini belirtti.
