Uluslararası İşbirliği Platformu’nun (UİP) düzenlediği Boğaziçi Zirvesi’nin 16’ncısı, bu yıl “Küresel Zorluklar; Yeni Gerçeklere Uyum” ana temasıyla 6-7 Kasım tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. Zirve, dünyanın dört bir yanından iş, ekonomi ve siyaset temsilcilerini İstanbul’da buluşturacak. Türkiye’nin ekonomik diplomasi vizyonuna güç kazandıran zirve, sürdürülebilir büyüme, bölgesel iş birlikleri ve yeni yatırım fırsatları ekseninde küresel diyaloğu yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Ekonomim.com’un resmi medya sponsoru olduğu zirve öncesi soruları yanıtlayan Cengiz Özgencil, etkinliğin hedeflerini, Türkiye’ye ekonomik katkılarını ve bu yıl öne çıkacak temaları anlattı. Zirvenin, ekonomik diplomasiyi güçlendiren uluslararası bir köprü görevi gördüğünü vurguladı.
Özgencil, zirvenin özellikle küresel belirsizlik ortamında Türkiye’nin güvenli yatırım limanı olarak algısını pekiştirmeyi ve uluslararası iş birliklerini derinleştirmeyi amaçladığını ifade etti. Ayrıca, geçmişteki jeopolitik gerilimlerin ekonomi politikalarına etkisinin tartışılacağını, bilimsel ve sektörel panellerde güncel trendlerin analiz edileceğini söyledi.
“Dünyanın hem ekonomik hem siyasi zorluklar yaşadığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Özgencil, zirvenin temasını bu nedenle küresel gerçeklere uyum kavramı üzerine kurguladıklarını belirtti:
“Güneyimizde Gazze’de yaşanan insanlık dramı, kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki kaotik ortam, Yunanistan’daki silahlanma… Bütün bunlar küresel düzende ciddi kırılmaların yaşandığını gösteriyor. Bu tablo karşısında ülkelerin nasıl uyum sağlayacağı, yeni gerçeklerle nasıl bir yol izleyeceği zirvenin ana eksenini oluşturacak” dedi
Zirveye dair detayları paylaşan Özgencil, “Etkinliğe 60’tan fazla ülke temsilcisi katılacak. Eski cumhurbaşkanları, başbakanlar, bakanlar, büyükelçiler ve iş insanları arasında 70’e yakın yabancı, 50’ye yakın yerli konuşmacı yer alacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da sektörel panellerin yanı sıra kadın, sanat ve spor temalı sosyal oturumlar düzenlenecek” dedi.
Özgencil, zirvede dünya ekonomisinin gidişatı, pandemi sonrası toparlanma süreci, altın ve gümüş piyasalarındaki dalgalanmalar, kripto paraların etkileri gibi konuların ele alınacağını belirterek, “Boğaziçi Zirvesi yalnızca bir ekonomik etkinlik değil, aynı zamanda bir ekonomik diplomasi platformudur” ifadelerini kullandı.
Zirvenin sadece fikir alışverişiyle sınırlı kalmadığını; uluslararası ticari iş birliklerine de zemin hazırladığını vurgulayan Özgencil, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ürdün, Güney Afrika, Azerbaycan ve Arjantin’den ticari heyetlerin İstanbul’da B2B görüşmeleri yapacağını açıkladı. İlk on yılda milyar dolarlık iş anlaşmalarına imza atıldığını belirten Özgencil, pandemi sonrası beş yılda 700–800 milyon dolarlık iş birliklerinin gerçekleştiğini söyledi. Özgencil, “Katılımcılar, ‘Boğaziçi Zirvesi’nde tanıştık, birlikte iş yaptık’ diyerek bize teşekkür mektupları gönderiyorlar” dedi.
Cengiz Özgencil, Türkiye’nin yatırım potansiyelinin özellikle hizmet sektörü, turizm, finansal teknolojiler, inşaat, gıda ve tarım alanlarında öne çıktığını belirterek, “Türkiye ekonomisi, özellikle inşaat sektöründe dünyanın ilk üçünde yer alıyor. Altyapı yatırımlarımız ve müteahhitlik gücümüzle dikkat çekiyoruz. Tarımda ise yeniden canlanma dönemine girdik; ancak iklim değişikliğinin etkileri ciddi önlemler gerektiriyor” ifadelerini kullandı.
Bu yılki zirvenin öne çıkan yeniliklerinden biri, yapay zekâya özel beş panelin düzenlenecek olması. Özgencil, “Japonya’dan Avustralya’ya, Amerika’dan Çin’e kadar yapay zekâ alanında tanınmış isimleri ağırlayacağız. Sağlık, sanayi ve iş dünyası özelinde yapay zekânın dönüştürücü etkisini tartışacağız,” diyerek zirvenin teknolojik dönüşümleri odağına aldığını belirtti. Ayrıca, Avrupa Birliği’yle ilgili yeni bir projenin ilk kez Boğaziçi Zirvesi’nde duyurulacağını da açıkladı.
Boğaziçi Zirvesi’nin, Türkiye’nin “güvenli yatırım limanı” imajına katkı sağladığını vurgulayan Özgencil, “Zirvede bakanlar, iş insanları ve bürokratlar bir araya geliyor. Bu buluşmalar, kamu ile özel sektörü buluşturuyor. Bu yönüyle zirve, yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda bir ekonomik diplomasi platformu işlevi görüyor,” dedi.
Daha önceki zirvelerde katılımcıların İstanbul’a hayran kaldığını ifade eden Özgencil, “Misafirlerimiz, zirvedeki deneyimlerinden ve İstanbul’un tarihi güzelliklerinden duydukları memnuniyeti bizimle paylaşıyorlar,” dedi. İstanbul’un coğrafi ve stratejik konumunun zirveyle birlikte güçlendiğini belirten Özgencil, “Türkiye ekonomik olarak güçlendikçe, İstanbul’un küresel ticaretin merkezi olacağına yürekten inanıyorum,” diye konuştu.
Boğaziçi Zirvesi’nin en özgün yanının bağımsızlığı olduğunu vurgulayan Özgencil, “Dünyada birçok ülke ekonomik diplomasi için milyarlarca dolar bütçe ayırıyor. Biz ise 16 yıldır kamudan maddi destek almadan, yalnızca özel sektör sponsorlarının katkısıyla bu organizasyonu sürdürüyoruz. Bu bağımsızlık güven yaratıyor çünkü platformun hiçbir siyasi ya da ticari çıkar amacı yok,” dedi.
Bağımsızlık fikrinin zirveyi uluslararası markalaşma yolunda konumlandırdığını belirten Özgencil, “İlk yıllarda çok zorlandık ama bugün 60’tan fazla ülkenin temsilcisi katılıyorsa, cumhurbaşkanları ve başbakanlar gelip konuşuyorsa, bu güvenin eseridir. Boğaziçi Zirvesi, siyaset ile iş dünyası arasında dengeli bir köprü kuruyor,” ifadelerini kullandı.
Pandemi sürecinin zirve tarihindeki en zorlu dönem olduğunu belirten Özgencil, o dönemde bile zirveyi gerçekleştirdiklerini anlattı. Kendisini motive eden en temel duygunun “ülkesine hizmet etmek” olduğunu söyleyen Özgencil, Boğaziçi Zirvesi’nin geleceğine dair umutlu konuştu: “10 yıl sonra Boğaziçi Zirvesi, her yıl 100 ülkeyi bir araya getiren, haftalık oturumlarla düzenlenen, ekonomi ve diplomasiye yön veren bir platform olacak. 16 yıl önce bir hayalle başladım; bugün o hayalin gerçekleştiğini görmek gurur verici.”
