Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) eylül raporuna göre, altın piyasasında son üç yıldır devam eden eğilim bu yıl da değişmedi. Yatırımcılar, fiyat gerilemelerini fırsata çevirerek alım yönlü pozisyonlarını koruyor. Raporda, merkez bankaları ile kurumsal yatırımcıların bu stratejisinin piyasa dinamiklerinde belirleyici rol oynadığına dikkat çekiliyor.
Raporda, 30 Eylül tarihinde gün içerisinde yaşanan kısa süreli altın satışlarının seans sonunda hızla alımlarla karşılanarak geri dönmesini, yatırımcıların mevcut seviyelerde dahi fırsat kollamaya devam ettiğinin önemli bir göstergesi olarak nitelendirildi. Konseye göre bu durum, altının piyasalarda güvenli liman talebi doğrultusunda hâlâ cazibesini koruduğunu ortaya koyuyor.
Dünya Altın Konseyi’nin analizinde, yatırımcıların altına yönelmesini etkileyen birçok faktör sıralandı. Ekim ayı başında yaşanan ABD hükümetinin kapanması ve Washington’daki siyasi gerilimler, yatırımcıların riskten kaçınarak güvenli varlıklara yönelmesine yol açtı. Benzer şekilde, küresel ticaret gerilimlerinin azalmaması ve dünya genelinde ekonomik istikrar konusundaki belirsizlik de altına olan talebi canlı tutuyor.
Raporda özellikle enflasyonist baskıların devam ettiği, ancak istihdam göstergelerinin zayıfladığı bir ortamda altının defansif pozisyonunun öne çıktığı belirtiliyor. Ayrıca dolar hedge mekanizmalarının, altının bazı dönemlerdeki yükselişini sınırlayan faktörlerden biri olduğu ifade ediliyor.
Konsey, büyük bir likidite sıkışıklığı haricinde, altının değerinin korunacağına ve olası bir hisse senedi düzeltmesinde yukarı yönlü hareket edebileceğine dair güçlü sinyaller bulunduğunu belirtti.
WGC’nin raporunda yer alan bir diğer önemli gelişme ise eylül ayında global altın borsa yatırım fonlarına (ETF) yapılan rekor giriş oldu. Toplam 17 milyar dolarlık girişle bu ay, altın ETF’leri tarihinin en yüksek aylık toplu talebini yaşadı. Ayrıca, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla 26 milyar dolarlık girişle tüm zamanların en güçlü çeyrek performansı gerçekleşti.
Bu gelişmeyle birlikte, fiziki olarak tutulan altın miktarı 3.838 tona ulaştı ve toplam yönetilen varlıklar (AUM) 472 milyar dolarla zirveye çıktı. Girişlerin büyük bir kısmı Kuzey Amerika’dan (10,6 milyar dolar) ve Avrupa’dan (4,4 milyar dolar) gelirken, Asya’dan 2,1 milyar dolar ve diğer bölgelerden 175 milyon dolarlık katkı gözlendi.
Artan yatırımcı ilgisiyle birlikte altın fiyatlarında da önemli bir ivme gözlendi. ABD vadeli işlemlerinde altının ons fiyatı tarihinde ilk kez 4.000 dolar seviyesini test etti. Bu gelişme, hem ETF girişleri hem de küresel ekonomik belirsizliklerin etkisiyle sarı metalin yatırımcılar nezdindeki güvenli liman rolünü güçlendirdi.
Ayrıca, altına yönelik işlem hacimlerinde de kayda değer bir artış yaşandı. Eylül ayında piyasalarda altına dair günlük ortalama işlem hacmi 388 milyar dolara ulaşarak yılın en yüksek seviyelerinden biri olarak kayıtlara geçti. Dünya Altın Konseyi verileri, altın piyasasında hem fiziki alım hem de türev işlemler tarafında likiditenin güçlü kaldığını gösteriyor.
